SAÇ DÖKÜLMESİ
SAÇ DÖKÜLMESİ

TELOGEN EFFLUVİUM

Sağlıklı bir kişide saçların %85‘ i büyüme evresindeyken %15’ i dinlenme evresindedir. Dinlenme evresindeki saçlar bir süre sonra doğal yolla dökülür ve yerine tekrar büyüyen yeni saçlar gelir. Günde 100-150  tel saçın dökülmesi normaldir. Günde 150 tel ve üzeri dökülme varsa ve dökülme aylar içinde gerçekleşir ve saçlar incelerek görülüyorsa telogenden şüphelenilir.

Kadınlarda sık yaşanan bu tip saç dökülmelerinin birçok nedeni vardır. Bunlar arasında kansızlık (demir, B12, d vitamini, çinko ve folat eksikliği), protein eksikliğine neden olan katı diyetler, yoğun stres, yüksek ateş ve geçirilen ciddi ameliyatlar, bazı ilaçlar, tiroid bezinin çok veya az çalışması ve metabolizmayı etkileyen hastalıklar sayılabilir.

Genellikle dökülmeye neden olan faktörlerin ortadan kalkmasını izleyen 6-9 ay içinde saçlar tekrar normal haline gelmektedir. Telogen effluvium tedavisinde lokal sprey ve benzeri ürünler yerine daha çok ağızdan alınan hap şeklinde tedavi daha doğru bir yaklaşımdır. İçeriğinde demir yanı sıra biotin, keratin, çinko gibi çok yönlü içeriğe sahip tabletler ilk tercih olmalıdır. Şampuan olarak biotinli şampuanlar kullanılabilir. Temelde yatan sebep varsa o düzelene kadar tedaviye devam edilmelidir, saça yönelik tedavi tercihen 6 ay aralıksız sürdürülmelidir.

ANDROGENETİK ALOPESİ (ERKEK TİPİ SAÇ DÖKÜLMESİ)

Genetik yatkınlığı olan kişilerde saç köklerindeki erkeklik hormonu duyarlılığı ile ilişkili olarak, genellikle 20-30'lu yaşlarda başlayan saçların zayıflaması, saç folikülünün küçülmesi ve dökülmesi ile karakterize bir durumdur. Dihidrotestesteron isimli hormonun kıl köküne olan etkisi ile kıl çapı küçülür, boyu kısalır, rengi açılır ve zamanla kıl kökü tamamen yok olur ve geri dönüşsüz bir şekilde saç dökülmesi meydana gelir. Androgenetik alopesi ilerleyici bir hastalık olmakla birlikte uygulanan tedavi ile hastalık durdurulabilir ve henüz ölmemiş kıl kökleri desteklenerek saç yapısını eski formuna kavuşturmak mümkündür.

Tedavideki amaç hormonal aktiviteyi azaltmak ve dökülmeyi yavaşlatmaktır. Buna yönelik tedavide lokal spreyler, hormonal aktiviteyi azaltacak ilaçlar, mezoterapi, kök hücre tedavisi ve PRP gibi kozmetik yöntemler uygulanmaktadır. Hormonal aktivite tedavi sonrası devam edeceğinden tedavi bittikten sonra dökülme yeniden başlayabilir, bu nedenle tedavi sonrası dermatoloğun önerileri ile devam edilmelidir. Daha ileri evrelerde saç ekimi, peruk uygulaması, saç protezleri ve kozmetik kamuflaj uygulanabilir.